arkeoloji dunyası
ALLIANOI

ARKEOLOJİ DÜNYASI

ARKEOLOJİ ETKİNLİKLERİ

ARKEOLOJİ BELGESELLERİ

ARKEOLOJİ HABERLERİ

arkeoloji haber arşivi

ARKEOLOJİ KAZI HABERLERİ

ARKEOLOJİ KAZILARI

 

ANTİK BÖLGELER

ANTİK KENTLER

ANADOLU UYGARLIKLARI

MÜZELER

TARİH ÇAĞLARI

MİTOLOJİ

Tanrılar-Tanrıçalar-Kahramanlar ve Atrübüleri

ARKEOLOJİ SÖZLÜĞÜ

ARKEOLOJİ MAKALELERİ

 

ARKEOLOJİ KİTAPLARI

ARKEOLOJİ GEZİLERİ

İST. ARK. MZ. SEMİNERİ

 

ARKEOLOJİ GEZİLERİM

ARKEO DOSTLAR

ARKEO İLGİNÇ

SÖZ SİZDE

MESAJINIZ VAR

YEREL ARAŞTIRMACILARIMIZ

ARKEOLOJİ HOCALARI

ARKEOLOJİ SİTELERİLİNKLERİ

 

 

allianoi

Fotoğraflar; Ahmet Yaraş ve Kazı Ekibi Arşivi

allianoi

allianoi

 

 

 

 

 

 

 

 

allianoi'ye sadakat

3 Şubat 2008
ALLIANOI'ye Sadakat Yürüyüşü, Yoğun Bir Katılımla Gerçekleşti

 

AP’den Allianoi için Erdoğan’a mektup
Avrupa Parlamentosu Başkanı Hans-Gert Pöttering, Yortanlı Barajı’nın suları altında kalma tehdidiyle karşı karşıya bulunan Allianoi Antik Kenti’nin korunması için Başbakan Erdoğan’a bir mektup yazdı.
Allianoi Girişim Grubu Dönem Sözcüsü Oya Otyıldız, yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Hans-Gert Pöttering’in, Başbakan Recep Tayiyp Erdoğan’a 7 Mart 2007 tarihinde bir mektup yazdığını bildirdi. Otyıldız, Pöttering’in mektubunda şu ifadelere yer verdiğini belirtti: “AP, muhtelif vesileler ile (bazı kararlar, komisyona yöneltilen bazı sorular gibi) madencilik, sulama, baraj inşaatları gibi çalışmalar nedeniyle Türkiye’de doğal çevre ve tarihi öneme sahip alanların, Allianoi dahil olmak üzere zarar görmesinden endişe duyduğunu açıklamıştır. Selefim, Allianoi için 15 Kasım 2005 tarihinde planlanan su tutulması işleminin durdurulmasını 11 Kasım 2005 tarihinde özel olarak sizden rica etmişti. AP, katılım görüşmelerine başlamış olduğu bir ülkenin ekonomik kalkınmasını engellemek gibi bir niyet içinde değildir. İstenen, bu gibi projelerde AB’nin çevre standartlarına uyulmasıdır. Bugüne kadar bu alanın korunması için belli adımlar atılmış olmasına karşılık, görünüşe göre yetkililer, projenin tamamlanması için son aşamayı tamamlamaya ve Allianoi’yi sular altında bırakarak sonsuza kadar kaybetmemiz anlamına gelecek su tutulması işlemine başlamak üzeredirler. Bu nedenle, Avrupa kültürel mirasının bir parçası olan bu arkeolojik alanın korunması için AP’nin ricasını tekrar iletiyorum.”

 

Yitik kentin kedisi!

01/02/2008
Özer Akdemir

Su perisinin kenti Allianoi’yi İlya’nın kedisi bekliyor şimdi. Antik kent sular altında bırakılmamalı

Yeniden dikilen her sütun, toprakta kazılan her oda, bir kez daha gün ışığı gören her mozaik yitip gitsin isteniyor. Üzeri yeniden doldurulacak tarihin. Allianoi, yitik bir kent olacak yeniden ve ‘su perisinin yurdu’ suyla örtülerek unutturulacak bu kez. Allianoi şimdiden yitik bir kent gibi kendi sessizliğine terk edilmiş. Her şey geride bırakılıp gidilmiş. İlya’nın kedisi bekliyor şimdi, su perisinin kenti Allianoi’yi…


“Cerenimo öldü, sihir bozuldu”Daha Bergama’yı çıktıktan hemen sonra İvrindi yol ayrımındaki tabeladan belliydi aslında nasıl bir manzara ile karşılaşacağımız. Allianoi’ye giden yolun üzerine dikilen, 1800 yıllık sağlık yurdunun korunması gerektiğine işaret eden tabeladaki yazılar boyalarla kapatılmış, üzerlerine simsiyah harflerle “Su-baraj istiyoruz” yazılmıştı. Öğleden sonra güneşi, antik kentin ortaya çıkarılan kalıntıları üzerine vurmuşken vardık Allianoi’ye. Antik kentin ancak yüzde 30’unun gün yüzüne çıkarıldığı kalıntıları İlya Çayı’nın her iki yanına uzanmıştı. Çayın üzerinde bulunan ve 1992 yılında restore edilen Roma Köprüsü’nden geçerken, kalıntıların arasından çıkan bir kedi miyavlayarak yanımıza geldi. Allianoi’yi bulan arkeolog ekibin başkanı Trakya Üniversitesi öğretim üyesi Yard. Doç. Dr Ahmet Yaraş hocanın kızı İlya’nın kedisi Makarna’ydı bu. Sevecen mırıltılar eşliğinde ayaklarımıza dolanan Makarna, sanki bize rehberlik etmek istermiş gibi hemen önümüze düştü. Geçen yıl kazı yerinde bulunan üç köpek kimliği meçhul kişilerce zehirlenmiş, sadece Makarna kalmıştı geriye. Bu köpeklerden arka ayağı sakat olan Ceronimo kazının maskotu olmuştu. “Ceronimo Allianoi ile bütünleşmişti adeta. Bütün görüntülerde, fotoğraflarda o da vardı. Onu öldürmelerinden sonra sihir bozuldu” diyordu Ahmet Hoca, son görüşmemizde. Çocuklarımız için… Allianoi’yi bulan ve tüm yokluklara rağmen özveri ile çalışan Trakya Üniversitesi öğretim üyesi Yard. Doç. Dr Ahmet Yaraş ve ekibine bu yaz kazı izni verilmedi. İlk sene kazının ödeneğini kestiler ama heyetin çalışmalarını engelleyemediler. Allianoi kazısı gönüllülerin topladığı paralarla sürdürüldü. Geçtiğimiz sene ise Kültür Bakanlığı kazı için gerekli izni vermedi. Antik kenti çocukları gibi gören kazı heyetinin onun baraj suları altında kalmasını önlemek için verdiği mücadele, yetkililerin bir hayli canını sıkmıştı. Arkeologlar, Yortanlı Barajı suları altında kalacak olan antik kentte kurtarma kazısı yapmak yerine, normal bir kazı çalışması yapmakla suçlandı! Allianoi’yi insanlık tarihine yeniden sunan arkeologların onu kurtarmak için çalışmalarından daha doğal ne olabilirdi ki? Son olarak Koruma Kurulu tarafından baraj su tutmadan önce üzeri mille kapatılması kararlaştırılan Allianoi’de, Şubat sonuna kadar rölöve çalışmalarının bitirilmesi öngörülüyordu. Bu kadar kısa bir zamanda bu kadar fazla eserin rölöve çalışmalarının yapılabilmesi için hummalı bir uğraş ile karşılaşacağımız düşüncesi ile gittiğimiz antik kente uzun zamandır kimsenin uğramadığı belli oluyordu. Kazı yerinin iki bekçisinin işlerine çoktan son verilmişti. Bomboş görünen kazı bölgesinde aylar öncesinden asılan pankartlar ve tabelalar, yıpranmışlıklarına rağmen asıldıkları yerlerde hala duruyorlardı. Oymalı sütun başlıklarının ve çeşitli yapı taşlarının ardındaki bir duvara “Allianoi çocuklarımız için var olmalı” pankartı asılmıştı. Cerenimo’nun kulübesinin yanında bulunan küçük bir barakanın duvarında ise “Allianoi sular altında kalmasın” yazıyordu. Kazı alanı içerisinde bulunan diğer yapıların üzerlerinde de antik kentin korunması, sular altında bırakılmamasını isteyen yazılar göze çarpıyordu. (Bergama/EVRENSEL) Su Perisinin hüznü Kazı dönemlerinde her zaman cıvıl cıvıl bir canlılığın olduğu yemek yenilen küçük barakanın kapısı kilitliydi. Günün yemek listesini gösteren beyaz tahtanın üzerinde son yenen yemeğin adı hâlâ okunuyordu; “Menemen, peynirli makarna, kavun”… Bir zamanlar bir çay içimi soluklanılan çardağın altı şimdi cam kırıkları, kağıt parçaları ile doluydu. Sanki, duvarlardaki pankartın üzerinde resmi bulunan Su Perisi (Nymphe)’nin hüznü sinmişti her yana. Buğuların yükseldiği hamama tahta korkuluklarla çevrilmiş gezi yollarından geçerek ulaştık. Makarna, yine ayaklarımızın dibinde dolanıyor, kamera çekimi yapan arkadaşımızın rahat çekim yapmasını engelleyecek kadar sırnaşıyordu. Tahta gezi yolunun aşağısında kalan ve şu anda Bergama müzesinde sergilenen Nymphe heykelinin bulunduğu bölmede, heykelin bir fotoğrafı duruyor şimdi. Sütunların bulunduğu oda sularla dolmuş, yosun yeşiline bürünmüş sular tabanındaki mozaiklerin görünmesine engel oluyordu. Hamam bölümüne girdiğimizde sıcak bir buğu yüzümüze çarptı önce. Ardından buharların gerisinde fokurdayan üzeri kapalı havuz göründü. Duvarları sarmaşıklar ve yosunlarla kaplanmıştı. Havuzunun suları 1.800 yıl önce olduğu gibi aynı devinimle kaynamaya devam ediyordu. İkindi güneşi sütun başlıklarını sarı bir renge bürüyerek akşam alacasına doğru yol alırken, çayın öte yanında kalan kazı alanını gezmeye vaktimizin kalmadığını anladık.

Allianoi’a
Ahmet Yaraş*
On yıl önce resmi araba ile görevli olarak gelmiştim sana.
O gün selden zarar görmüş terk edilmiş, geleceğine kuşkuyla bakan bir Paşa Ilıcası vardı.
Açlık içinde onlarca köpek karşılamıştı, Cerenimo’yu o zaman tanıdım ve sevdim.
Her yer tütün tarlasıydı, sırrını saklamak istercesine buğu içindeydi izler...
Sonra;
Sabır, acı, binlerce soru ve hep onlar,
Gençler, bitip tükenmeyen kararlı mücadeleleriyle seni güneşle karşılaştıranlar...
Tırnakları ile tek tek bütün taşları gözler önüne serdiler,
Kalemlerinin ucundan damlayan kırmızı, adın oldu sonradan...
Herkes şaşkınlıkla seyretti sancılı doğuşunu.
Yeni yüzyıla merhaba dediğimiz yıllar senin dönüm noktandı.
Her şeyden önce 1800 yıldır unutulmuş ALLIANOI adının caddelerinde bir kez daha okunduğunu duydun,
Silindi hüznün, yalnızlığın...
O yıl mesleğine, geleceğine “bilgi” ile saygı duyanlar tarafından hakkında sonsuza kadar koruma kararı verildi.
Yüzünün güldüğünü hissettik. Daha da azimle çalıştık.
O yıl seni daha iyi anlayabilmek, anlatabilmek için bir sponsor bulduk.
Artık dernekler, sendikalar, belediyeler, odalar, çocuklar, yazarlar doğal destekçin olmuştu.
Sokaklarında avukatlar, doktorlar, ev hanımları, mühendisler dolaşmaya başladı.
Senin daha iyi yaşayabilmen için seni ortaya çıkaran bilim çocuklarına sahip çıktılar.
Genç kızlar delikanlılar seninle yaşayarak büyüdü, sevdi, öğrendi...
Nişanlandılar, evlendiler hatta bebekleri oldu.
Bunlardan sadece biri -en küçük- kazı üyen İlya aramıza katıldı.
Adını senden aldı. Seninle büyüdü. Seni evi olarak kabul etti. Gelenlere tanıttı. “sular altında bırakmayın evimizi” diye çığlıklar attı.
Senin sayende çok güzel dostluklar kurduk.
Dostlukları hep seninle birlikte büyüttük.
Her bir eserle heyecanımıza ortak olanların sayısının arttığını gördük, çünkü öğreniyor ve aydınlanıyorlardı.
Aradan 7 yıl geçti. İlya adını okuyup yazmaya başladı.
Ancak birileri de seni yol haritalarından, tabelalardan silmeye kalktı.
Seni yok sayamadıkları için adını reddettiler...
Zenginliğinden doğan aklımızı, dostluğumuzu kıskandılar.
Sadece on yıl gün yüzü gösterebildik henüz büyümemiş küçüklüğüne,
Sayısız insan görmeye geldi seni.
Aklındaki zenginliği gördükçe mücadeleye omuz verdi herkes...
Bizse bir türlü anlatamadık (?) zorluklara karşı koyup ortaya koyduğumuz değerleri.
Sana dair çok yazıp çizdik. Sergiler açtık. Konferanslar, paneller, konserler, filmler...ana okulu çocuklarının dansları...
Ancak olmadı nedense?
Ya da biz anlatmayı beceremedik.
Bergamalıların uzun vadeli düşünmelerini istedik olmadı.
Alternatifler sunduk ihaleci kurumlar pahalı dediler.
Kurtarılması için kaynak bulduk kabul etmediler.
1800 yılık bir ortak kültür mirasını domatese tercih ettiler. Alternatif ürün mutlaka vardır oysa!...
Çocuklarımızı bırakmak istediğimiz senin için vatan haini ilân edildik.
Ağaç diktik, havuz yaptık “çiftlik” dediler.
Seninle özdeşleştirdiğimiz köpeklerimiz zehirlendi, yolun kenarında balık pullarının yanına terk ediliverdiler...
Yok edilmesini yazabilecek kendilerine göre komisyonlar oluşturuldu.
Adına “bilim komisyonları” dendi?
‘Evrensel değerde kültür mirasıdır’ diyen bilimsel raporları yok saydılar.
Yeni komisyonlar kurdular.
Senin kardeşlerini bulanı da özellikle görevlendirdiler.
Hakkında yazılan raporları sakladılar. Gizli gündemsiz toplantılar yaptılar.
Ve sonunda;
Dünya adını sahiplenirken koruma kararı veren kurul yok etme kararı verdi.
Bazıları ne bizi ne de seni anlamaya çalıştı.
Su altında kalman daha heyecan verdi.
Bazıları biz koruyamadık bari su altında korunur diye cahilliklerini sergiledi.
Büyük ağabeyler devreye girdi.
Korunman için;
Evrensel değerlere sahip çıkan duyarlı yerlere başvurduk.
Onlar kampanyalar yaptı. Mektuplar yazdılar.
Ancak kulakları duymaz, gözleri görmez oldu.
Olmadı hukuka başvurduk.
Başka ne yapabilirdik !
Pek çok şey yaşadık.
Korunmasını istediğimiz için soruşturmalar geçirdik.
Hakaretler, tehditler aldık.
Ama görüyorum ki;
Bugün evin hatta coğrafyan işgal altında.
Biz gönül dostlarımızla üzerimize düşeni yapmaya çalıştık.
Ancak İlya ile büyümeni sağlayamadık.
Sokaklarında Bergamalı ve Çinli çocuklarının koşuşturduklarını göremedik.
Özür dileriz.
Sadece 10 yıl ...
2000 yıl olacakken oysa...
Seni bu kez sonsuzluğa(?) uğurluyoruz.
Ama 10 yıl önce yalnız geldiğim sana
Bugün yüzlerce İlya ile inatla “merhaba” diyorum....
MERHABA “UMUT”...
MERHABA “ALLIANOI”
Etrafımda yüzlerce duyarlı dostum var.
Artık yalnız da hissetmiyorum kendimi.
Güçlü olmalıyız, bir olmalıyız.
Çünkü daha Hasankeyf var, Munzur var, Çoruh var,
Doğacak, okuyacak, yenemeyecekleri çok çocuk var...
Biliyorum...
Biliyoruz...
Edirne,
13.02.2008

(*)Ahmet YARAŞ Yard. Doç. Dr. Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi Allianoi Kazısı Bilimsel  Heyet Başkanı

Allianoi

Bakanlığınız, Bergama'da bulunan dünyanın en önemli sağlık merkezlerinden Allianoi'a 2007 kazı sezonunda, 1994 yılından bu yana verdiği kurtarma kazı ruhsatını neden vermedi?

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TARAFINDAN VERİLEN CEVAP
Günümüz arkeoloji bilimi anlayışına uygun olarak kazı başkanlarının çok önemli bir kısmı kazı çalışmalarından ziyade koruma ve belgeleme çalışmalarına ağırlık vermektedir. Bugün hiçbir koruma önlemi alınmadan kazılmak suretiyle açığa çıkarılan kültür varlıklarının tabiat şartları ve canlıların olumsuz etkilerine maruz kalarak tahrip oldukları Bakanlığımız yetkilileri ve bilim insanlarınca üzülerek tespit edilmektedir.
(Editörün notu; Bakanlık, Allianoi'u tabiat şartlarının olumsuz etkilerinden korumak için sular altında kalmasına, insanların olumsuz etkilerinden korumak için görevli iki bekçinin işine son verme kararı almıştır)

ALLIANOI’DA SON DURUM

Allianoi, sulama amaçlı Yortanlı Baraj gölet alanının ortasında, genç ve idealist bir ekip tarafından 1998 yılından bu yana sadece 8 yıl kazı yapılarak keşfedildi. Bu süreçte Allianoi’un yaklaşık yüzde yirmisi ancak kazılabildi. En az 11.000 taşınabilir eser Bergama Müzesi’ne teslim edildi. Ören yeri ise ziyaretçilerin rahatlıkla gezebilecekleri bir hale getirildi. 

 

Bergama’nın 1800 yıllık ikinci sağlık merkezi çok zengin arkeolojik eserleriyle ortaya çıkartıldı. Allianoi’da dünyanın en büyük ve en sağlam kalabilmiş içinde sıcak suyu bulunan Roma Ilıcası saptandı. Arkeoloji, sanat tarihi, mimarlık, tıp, farmakoloji ve hidroloji tarihi bilimlerinin literatürüne girebilecek son derece önemli sonuçlar çıktı.

 

Mart 2001’de İzmir I. KTVK Kurulu tarafından I. Derecede Arkeolojik Sit alanı ilan edildi. Koruma kuruluna bugüne kadar, arkeolojik sit kararını değiştirmek için sürekli baskı yapıldı. Kurul, sit kararında Ekim 2007’ye kadar direndi.

 

Allianoi’un korunması için Türkiye’de 35.000 imza toplandı. 2005 ve 2006 yıllarında T.C. Başbakanlığına en çok Allianoi’un korunması için yazılı başvuru yapıldı. Yurtiçinde ve dışına çok sayıda konferans, panel, sergi, konser ve gösteri yapıldı. Kırkın üzerinde bilimsel yayın yapıldı. Yurt içinde ve dışında pek çok STK korunması için yetkili makamlara ve hukuksal yollara başvurdu. Davalar halen devam etmektedir.

 

Allianoi’un gerçek anlamda korunması için 2002 yılında alternatif projeler hazırlanarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile D.S.İ.’ye gönderilmiştir. Ancak alternatif projemiz, pahalı olduğu gerekçe gösterilerek kabul görmemiştir.  

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı; 2005 yılında, I. Akademik Bilim Komisyonu’nu kurdu. Komisyon,  Allianoi’un su altında bırakılarak korunmasının mümkün olmadığını ve Dünya Kültür Mirası Listesi’ne girebilecek değerde önemli bir ören yeri olduğunu vurguladı. Allianoi’un korunmasını savunan bu bilimsel rapor kamuoyundan saklandı.

 

2006 yılında II. Akademik Bilim Komisyonu kuruldu. Komisyon altı alternatif öneri getirdi. Su altında kalma gibi bir kararın kendilerinin veremeyeceğini rapor etti. Rapor kamuoyundan yine saklandı.

 

2007 yılında III. Akademik Bilim Komisyonu kurulmasına karar verildi. Komisyon kazıyı yapan bilimsel heyetle görüştürülmeden alana götürüldü. Bürokratlarca su altında kalmasına dönük rapor hazırlatıldı.  Aynı hafta içinde koruma kuruluna rapor sunularak kuruldan katledilmesi yönünde karar çıkartıldı. Su altında kalması yönünde karar çıkartılıncaya kadar bu ‘bilimsel komisyon oyunu’ devam edecekti

 

Ne acıdır ki; Mart 2001’de I. Derecede Arkeolojik Sit kararı ile koruma altına alınmasına karar veren kurul, Ekim 2007’de –korunacak aldatması ile- çamur altında kalmasına karar verme ikilemini gösterdi. Bu arada koruma kurulun üyeleri sürekli değiştirildi.

 

Kendi olanaklarımızla istihdam ettiğimiz bekçiler de geçen ay Allianoi’dan uzaklaştırılınca, ören yeri tamamen kaderine terk edilmiştir. Böylece şu an kaçak kazılara ve doğanın tahribatına maruz bırakılmıştır.

 

T.C. Hükümeti, imzaladığı uluslar arası antlaşmaları ve en önemlisi kendi Anayasasını göz ardı etmektedir. Allianoi’da henüz bilimsel kazı tamamlanmadı. Bilgiye ulaşılmadan, en önemli kültür hazinesi, geri dönüşü kesinlikle olmayan tarihin karanlıklarına gönderilecek. Ne yazık ki Dünya bu kültür katliamını sadece seyrediyor.

Allianoi' sular altında kalmasın...

28 Ocak 2008

Kaliteli bir insan yaşamının gerektirdiği her türlü altyapının oluşturulmasının yanındayım kuşkusuz. Sadece insan değil, tüm canlılar layığınca yaşamalı.
Karnımız doyacak ilk önce elbette, giyinip korunacağız sert iklimlerden, barınacağız, su gelecek evimize sağlıklı koşullar için, elektrik gelecek ısınacağız, aydınlanacağız. Tüm bunların insanın temel ihtiyaçları olduğunu görmezden gelmek, yaşamdan kopuk olmak olurdu. Amerikalı psikolog Maslow’un ünlü ihtiyaçlar hiyerarşisine göre yeme, içme ve barınma gibi temel ihtiyaçlar giderilmeden, sosyal, kültürel ve manevi ihtiyaçlarının farkına dahi varamaz insanoğlu. Dolayısı ile bunlar için çaba da sarfedemez.
Bu teorinin aksini iddia edecek değilim; birey bazında henüz bu koşulları yakalayamamış olmak anlaşılır olsa da, toplum olarak bir adım önde olunamaz mı bu psikoloji  ve zihin yapısı hiyerarşisi içinde?
İzmir Bergama’da bulunan Allianoi’de araştırmalarını sürdüren ekibin temsilcisi Trakya Üniversitesi’nden Yard. Doç.Dr. Ahmet Yaraş’dan 1800 yıllık çok önemli bir sağlık merkezinin, zengin arkeolojik eserleriyle birlikte ortaya çıkartıldığı bilgisini aldım. Bu bölgede dünyanın en büyük ve en sağlam şekilde direnebilmiş, içinde hala sıcak suyu bulunan Roma Ilıcası da bulunuyor aldığım bilgiye göre. Arkeoloji, sanat tarihi, mimarlık, tıp, farmakoloji ve hidroloji tarihi bilimlerinin literatürüne girebilecek son derece önemli bulgular da var çıkarılanlar arasında.
Doğa Derneği ise, bu bölgenin sadece kültürel kalıntılar açısından değil, bitki örtüsü bakımından da zengin olduğunu hatırlattı. Bu haliyle Allianoi antik kenti ve çevresinin, sahip olduğu tarihi dokusunun yanı sıra sunduğu eşsiz ekolojik ortam ile de, dünyadaki benzerlerinden ayrıldığını öğrendim .
Ve şimdi bu kent ve çevresi ekonomik yararları için gerekli görülen bir baraj inşası tehlikesinin eşiğinde. Üstelik Allianoi ve çevre zenginliğini barındıran vadinin yayvan yapısı, ısrarla “gerekli görülen” bu barajın geniş ve büyük bir baraj olmasını gerektiriyor ki bu da tarihi mirasa ve doğaya verilecek tahribatın büyüklüğünün göstergesi. 
Söz konusu barajın ileri sürülebilecek ekonomik yararları yanında, gözden kaçırmamamız gereken başka bir toplumsal etkiyi dikkatinize sunmak istiyorum: Allianoi gibi, Hasankeyf gibi arkeolojik merkezler, geçmiş toplumlar ve kültürlerin bize devretmiş oldukları bilgi kaynaklarıdır. İnsanlığa yeni değerler sunacak bilimadamı, sanatçı, araştırmacı kısaca tüm eser yaratan kişiler için bu kaynakların sağlayacağı bilgiler onların yaratım sürecinin en önemli malzemesidir. Asıl ekonomik katma değeri ve kalkınmayı bu kişilerin yarattıklarını, dolayısıyla kalkınmanın ana ögesinin insanların özgürce eser ortaya koyabilmesi, eser ortaya koyabilecek insanların da insanoğlunun önceki tüm birikiminden olabildiğince yararlanabilmeleri olduğuna bütün kalbimle inanıyorum. İşte bu yüzden, tüm karar sahiplerini bir kez daha hangi ekonomik yararın ülkemiz için daha iyi olduğu konusunda bir kez daha düşünmeye ve bu barajın yapımını gözden geçirmeye davet ediyorum.

Sezen Aksu

(Yukarıdaki yazı Sezen AKSU'nun resmi internet sitesinde yayınlanmaktadır)

 

İzmirli superisinin ikizi Zaragoza'yı süsleyecek

allianoi, nymphe
1800 yıl önce Allianoi Antik Sağlık Yurdu'nu süsleyen 'superisi', su temalı EXPO 2008 için İspanya yolcusu. FOTOĞRAF: DHA
11/12/2007 (Radikal Gazetesi)
İZMİR - 'Dünyanın en büyük sergisi' EXPO'yu 2015 yılında ağırlamak için Milano'yla çekişen İzmir, jest atağında... İzmir Ticaret Odası
(İTO), EXPO 2008'in ev sahibi Zaragoza'ya Allianoi Antik Sağlık Yurdu'ndan çıkan su perisi (Nymphe) heykelinin bir kopyasını hediye etmek için harekete geçti.
İspanya'nın Zaragoza kentinde yapılacak olan EXPO 2008'in ana teması 'su'. Dünyanın bilinen en eski sağlık yurdu Allianoi'da antik hamamı süsleyen 'Nymphe' de Yunan mitolojisinde çeşmelerin, kaynakların ve derelerin simgesiydi.

Su perisine meydan
İTO Başkanı Ekrem Demirtaş, Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan heykelin kopyasının çıkarılması için izin beklediklerini belirterek "Zaragoza belediye başkanıyla konuştum. Memnuniyetlerini dile getirdiler. Heykel için bir meydan tahsis edecekler" dedi.
Roma döneminde yapılan heykel, yaklaşık 1800 yıl sonra Bergama yakınlarındaki Allianoi Antik Sağlık Yurdu'nda ortaya çıkmış ve Allianoi'un simgesi haline gelmişti.


Ne garip bir memlekette ve nasıl bir anlayış içinde yaşadığımıza çarpıcı bir örnek.

'Bulduğumuz Allianoi Nymphesi dünyanın dört tarafına Türkiyeyi tanıtmak için gönderirken heykelin bulunduğu yeri çamurun derinliklerine göndererek daha binlerce eseri yok olmasını sağlıyoruz.'
 
Zaragosa'da ya da Pekin'de ya bu eser nerede çıkmış orayı görmek istiyoruz dediklerinde kusura bakmayın biz onu tarihin karanlıklarına geçen yıl gönderdik,  üstelik adamın biri onlardan daha çok olması gerekiyor demesine rağmen araştırma yapılmasına da müsade etmedik mi diyecekler ?
 
'Katl-i vaciptir' diyenlerin yüzleri kızarmıyacak mı ? ..... 
 
Bu nasıl bir anlayıştır, çağdaşlıktır ... ?

Ahmet Yaraş

Allianoi'ye Sadakat Yolculuğu

3 Şubat 2008

 

allianoi
Doğa Turizm, Atlas Dergisi ve Doğa Derneği tarafından daha önce Hasankeyf ve Kaz Dağları'na düzenlenen 'sadakat yolculukları' 3 Şubat tarihinde yapılacak olan 'Allianoi'ye Sadakat Yolculuğu' ile devam ediyor. İstanbul'dan başlayacak olan yolculuk, yüzyıllardır görkemini koruyan ancak önümüzdeki Şubat içinde baraj suları altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya olan Bergama'daki Allianoi antik kentine yapılacak. Bu güne kadar sadece yüzde yirmisi kazılabilien Allianoi, Allianoi Kazısı Bilimsel Heyet Başkanı Dr. Ahmet Yaraş tarafından destekçilerine anlatılacak. Geziye Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken ve Atlas Dergisi Arkeoloji Editörü Dr. Necmi Karul da katılacak.


Allianoi'ye 'son bakış' olabilir
Allianoi antik kenti, İzmir 2 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu'nun verdiği talihsiz bir kararla her an Yortanlı Barajı'nın suları altında kalabilir. Gövde inşaatı tamamlan barajda Şubat içinde su tutulması planlanıyor. Yüzyıllara başkaldıran Allianoi, sadakat yolculuğu sırasında belki de son kez ziyaretçileri ile buluşacak. Antik kentin korunabilmesi için bu yolculukla yaratılacak kamuoyu büyük önem taşıyor.


Allianoi: Doğal hamam
Antik kentin en önemli özelliği bir doğal hamam olması. Yortanlı Çayı'nın kenarından çıkan kaynar su pınarları alanın yüzlerce yıldır bir hamam olarak kullanılmasını sağlamış. Bu nedenle Allianoi, doğa ile tarihin tek vücut olduğu benzersiz alanlardan biri. Baraj altında kalacak doğal alanlar arasında kızılçam ormanları, tarım alanları ve meralar da yer alıyor.

 

ALLİANOİ - PAŞA ILICASI- YORTANLI BARAJI

Ayvalık'ta günlük işimizden artan sürede Allianoi'ye gidelim dedik. Bergama'da taksi sürücüsü, İvrindi yolu 18.nci km'de yolun kıyısında kazı yerini görürsünüz dedi..
Trafik lev-halarındaki Allianoi yazısı birilerince boyanmış!. Baraj gölü düşünülerek yeni bir İvrindi yolu açılmış. Biz yeni yoldan gidiyoruz. Kazı yeri filan göremedik.Tepelerden dönerken ayıldık. Eski İvrindi yolunu bulduk.

Allianoi kazı yeri yolun kıyısındaydı. Yöreye bakınırken, çayın aşağısında Yortanlı Barajı seddesi, cetvel gibi uzanıyordu. Kazı yeri baraj gölünün tam ortasında, en derin yerine düşüyordu..

Kiremitli iki katlı binanın önünde durduk. Önünde tek katlı bir bina daha vardı. Kafe lokanta gibi bir yerdi. İn cin top oynuyordu. Bekçi filan da yoktu.
Aşağıda üçü yanyana sıralı, dairevi, fiberglasla dilim dilim örtülmüş çelik çatılar vardı. Saçakların altından buhar çıkıyordu. Kiremitli binayı konaklama yeri, buhar çıkan çatıları da kaplıca hamamı sandım!. Etrafında kazılmış yerleri ve ortaya çıkarılan yapıları görünce ayağım suya erdi...

Antik Çağ'da Allianoi, Osmanlı'da Paşa Ilıcası denilen yere gelmiştik. Burası Asklepion' un ardılı Su Terapisi ile Tedavi merkezlerinden biriydi..Biz kazı yerinin Kuzey yanına, Ilıca' nın yamacından başlamışız. Aşağıda görülen çelik çatıların altında Ilıca'nın kurtarılmış banyo havuzları varmış. Hamam çatısı sandıklarım, havuzları koruyan çatılarmış.
Korumadaki eserleri göremedik. Kazılmış olan açıktaki yapıları görüp resimledik..İlya çayının Ilıca yamacında kazısı süren ya da henüz el sürülmemiş çok tesis vardı.

Kazısı süren, eskiden üstü kubbeli olduğu anlaşılan, bir hamam yapısının kuzey duvarı içinde üç adet kemerli niş görünüyordu.
Adam boyunda nişler. Ortadaki inişte bir Afrodit heykeli bulunmuş. Bir buçuk metre boyunda bir heykel.. Göbek çukurundan ılıca suyu akarmış. Elleriyle avuç gibi topladığı eteğine akarmış sular. Buradan havuza dökülürmüş. Çıplak
Afrodit heykelinin. Şimdi resmini koymuşlar, bulunduğu nişin içine, tam boyda. Heykelin Tanrıça Afrodit'in olduğu söylenirmiş. Bir Nymphe diyenler de varmış.

Görünen, ılıca havuzlarının, soğuklama, soyunma ve hizmet binalarının kalın bir mil tabakayla örtülü olduğudur. Örtünün kalınlığı kazının derinliğinden anlaşılıyor. Bu yamacın birçok binasının temeli ve yan duvarları açığa çıkarılmış. Daha kazılacak çok yer vardı.

Ören yerini, ortasından geçen İLYA çayı ikiye bölmüş. Kuzey yamacında Ilıca, karşısında, güneyinde diğer tesisler..
Kazı alanının tamamı 9.700 m2 imiş. İki ucunda iki köprü var. Aşağıdaki Eski İvrindi karayolu köprüsü; yukarıda, batıda, Roma köprüsü- Taşköprü vardı.
Akşam güneşi altında Taşköprü muhteşem görünüyordu. Mor kesme taşlardan örülmüş açık renkli harçla araları derzlenmişti.
İki kemerli köprünün ayakları neredeyse dereye gömülü idi. Köprünün üst genişliği araçların geçmesine elverişliydi. Roma Köprüsü diye yazılmıştı. Oysa görmeye alışık olduğum bir Selçuklu köprüsü gibi gelmişti bana. 1992 yılında Karayolları köprüyü tamir ve restore ettirmiş. Korkuluğun, çirkin yazılı kitabesi böyle diyordu.

Yortanlı Barajı İlya çayının önüne kurulmuş.Allianoi, gölet yanına düşüyor. Seddesi, Çin Seddi gibi uzanıyor. Doksanlı yıllara kadar Allianoi'nin yeri bilinmezmiş.Yortanlı baraj inşaatıyla incelemeler başlatılmış. Paşa Ilıcası diye anılan yerin Allianoi olabileceği düşünülmüş. Sondaj çalışmaları başlamış. Ardından çok değerli eserlere ulaşılmış. Doğru adresin burası olduğunun anlaşılması, ilgili siyasetçileri rahatsız etmiş.Tarihi dokuyu beklentilerinin engeli saymışlar. Sahip çıkmamışlar...

Derenin karşı yamacı daha alçak kotta. Daha geniş bir alanı kaplıyor. Taşköprü'den karşıya geçtik.Yöre fay hattındaymış. Ilıcanın varlığı fayın habercisi. Depremin yıkıcılığına, çayın aliviyon taşıyıcılığı ile erozyon eklenince metrelerce toprak örtmüş üstlerini.
Çayın biraz aşağısında bir tarihi köprü daha varmış. O da iki kemerliymiş.Kesme taştan yapılıymış. Depremde yıkılmış. Kemer ayakları ile rampası açığa çıkarılmış. Bu yamaçta (güney) Ilıca'nın yaşama alanı kuruluymuş. Alışveriş yerleri, konaklama yerleri, dükkanlar bu yandaymış.
Doğu-batı ve Güney-kuzey doğrultusunda iki büyük caddesi kazıda çıkarılmış. Dükkanlar, çeşmeler, insulalar, kült yapıları, kilise, şapel, çeşme, cam ve seramik atelye ve fırınları bu yamaçta bulunmuş..

Buraya bir tanıtım Levhası konulmuş.Üzerine yazılı bilgileri paylaşmak istiyorum:
"Bergama -İvrindi karayolunun 18.nci km'sinde, Paşa Ilıcası mevkiinde son yıllarda saptanan bu ören yeri, Yortanlı Barajı'nın gölet suyu altında kalacağından kurtarma kazısı yapılmaktadır.

Aelius Aristides'in (Hioroi Logoi) Kutsal Sözler (III.6) adlı eserinde, şifa bulmak için gittiği Allianoi bu ören yeri olmalıdır.
Allianoi, 45-50 C (derece) sıcak su kaynağının bulunduğu, 200x300 m doğu-batı uzanımlı, bir alana kurulmuştur. En önemli yapısını oluşturan Ilıca ise 9700 m2'lik bir alan üzerine inşa edilmiştir. Şimdiye kadar Ilıca' nın dışında Roma Çağı'na ait köprüler, caddeler, dükkanlar, geçiş yapıları, çeşmeler
ve ınsulalar, Bizans Çağı'na ait kilise, şapeller, konutlar, nekropoller, seramik ve cam fırınları bulunmuştur.
Ayrıca heykeltraşlık, keramik, metal, kemik ve cam eserlerle çok sayıda sikkeler de ortaya çıkarılmıştır.

Geç Hellenistik Çağ'da kullanılmaya başlayan Allianoi'de Roma İmparatoru Hadrianus (İ.S. 117-138) zamanında ciddi bir bayındırlık faaliyeti yaşanmış, Bizans Çağı' nda Roma mekanlarının üzerine dini ve sivil yapılar inşa edilmiş ve bu yerleşim alanları İ.S. XI.-XII. yy.'a kadar kullanılmıştır.

Kazı çalışmaları Kültür Bakanlığı, D.S.İ., Filip Morris, Sabancı, Bergama Yortanlı Kurtarma Derneği ve Trakya Üniversitesi'nce desteklenmektedir." diyor.

Kazı alanında saptanan bölümler 1- Ilıca, 2- Roma köprüleri,3- Geçiş yapısı, 4-Doğu-batı doğrultulu sütunlu cadde, 5- Kuzey-güney doğrultulu sütunlu cadde, 6-Dükkanlar, 7- Çeşme, 8-İnsula, 9- Kült yapısı, 10- Kilise, 11- Şapel, 12- Seramik Fırınları diye numaralanmış..

Burası ilginç bir yer. Derenin akağında, aşağı-güney yamaçta balık havuzları bulunmuş. Bu havuzlar depremde yıkılmışlar. Vaktiyle, iki yüzyıl kadar, bu havuzlarda balık üretildiği ve hastaların tedavisinde balık kürü uygulandığı anlaşılmış. Anadolu'da, balık kürüyle tedavi merkezi ilk kez görülüyormuş...

Allianoi kazısı, gerekli araç ve para sağlansa bile en az beş yıl sürermiş. Oysa baraj önümüzdeki aylarda su toplamaya başlayacaktır. Bu durumda kazıyı sürdürmenin ve tarihi kültür varlıklarını kurtarmanın olanağı kalmamıştır. Üstünde derinliği en az 17 m su birikecektir. Barajın ömrü bittiğinde, zemini 12 m kalınlıkta aliviyonla örtülmüş bulunacaktır. Zemindeki
su cereyanları tarihi dokuyu tümüyle bozacaktır. Tarihi eserlere elveda anlamına geliyor...

Kültür Bakanlığı, siyasetin baskısıyla burayı gözden çıkarmış. Korunmasına gerek yoktur kararı alabilmek için üç kez, üç ayrı bilim kurulu toplamış. Sonuncu kurul istenen
kararı vermiş! Yani Allianoi'nin idam kararı verilmiş. Yortanlı Baraj gölünde boğularak infazına karar verilmiş.

Ören yerinin çepeçevre beton setlerle korumaya alınması önerisi gündemde değil.
Bir yolu olmalıydı. Duyduğuma göre Allianoi'nin kurtarılmasını bir kez daha kamuoyunun gündemine getirmek üzere, gönüllüler İzmir ve İstanbul'dan gelerek Bergama'da 03.02.2008 günü buluşacaklarmış. Buradan Allianoi'ye gideceklermiş. Allianoi kurtarmak için kamuoyunu harekete geçirmenin son çırpınışları bunlar.
Çıkmadık canda umut var diyelim. Siyasetin kör ve sağır vicdanı belki ikrilir...

Görebildiklerimi resimledim. Acemice ve aculca ! Tarihin son tanıkları..Göremediklerim şu adrestedir.
http://www.allianoi.org/main/tr/kazi_alani.asp

Sağlıcakla kalın.. 21.01.08

Hasip ÖZTÜRK
Bergama Kuzey Ege Gazetesi

 
        mesaj kutusu  Konuk  Defteri     

arkeolojidunyasi@gmail.com

bana ulaşmak için yukardaki maili kullanın veya üzerine tıklayın